Bergama Müzesi

Bergama Müzesi, 30 Ekim 1936 tarihinde açılmıştır ve Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk “Arkeolojik Kazı Müzesi” olma özelliğindedir. Müze binası, Zeus Sunağı planı dikkate alınarak hazırlanmıştır. 1979 yılında etnografya bölümü eklenen müzede sergilenen Erken Tunç Dönemi’nden Bizans Dönemi’ne kadar değişik dönemlere ait arkeolojik eserlerin çoğu Bergama ve çevresinde yapılan kazılardan çıkmıştır. Civardaki antik yerleşimlerden çıkan buluntular içinde Pergamon heykeltıraşlık ekolüne ait örnekler, Pitane ve Gryneion’dan gelen Arkaik Dönem buluntuları, Myrina terracottaları dikkat çekmektedir. Etnografya salonunda bölgeye ait dünyaca ünlü Bergama halı ve kilimleri (Yuntdağ, Yağcıbedir, Kozak Bergama dokumaları), kumaş dokuma örnekleri, el emeği işlemeler sergilenmektedir.

 

Müzede Helenistik Dönem ile Roma ve Bizans dönemlerine ait mermer mimari eserler, kadın ve erkek heykelleri, Myrina terracottaları, Zeus Sunağı’nın maketi, Berlin’deki orijinal yapının fotoğraflarıyla canlandırılmış hâli, Demeter Kutsal Alanı’nın maketi, Akropol, Asklepion, Kızıl Avlu (Serapeion) ve Musalla Mezarlığı alanında yapılan kazılardan bulunan eserler sergilenmektedir.

 

İç mekân sergilemesinin yanı sıra müzenin iç avlu ve bahçesinde de çeşitli kültür dönemlerine ait taş eserler sergilenmektedir. Müze çevresindeki Çamlıpark olarak da adlandırılan Yunus Emre Parkı, Gülbahçesi ve Çakıl Park, arasta gezilerinden sonra dinlenip bir şeyler içilebilecek yerlerdir.