Şirince

Şirince Selçuk merkeze yaklaşık 10 km uzaklıkta yer alan bir köydür. Efes’in terk edilmesinden sonra 15.yy civarında yerleşim görmeye başlamıştır. Mevcut yapılar 19.yy’la tarihlenir.

 

Eski bir Ortodoks köyü olduğu zamanlardaki ismi Çirkince’dir. Sakinlerinin bu ismi, yabancıların rahatsız etmemesi ve köylerinin güzelliğinin bozulmamasını istedikleri için verdiği söylenmektedir. Şirince ismi dönemin Valisi Kazım Dirik tarafından köyün güzelliği göz önüne alınarak verilmiştir. Şirince Köyü, dağın tepesinde konumlandığı için ziyaretçilerine çok hoş bağ ve şeftali bahçesi görünümü sunmaktadır.

 

Bugün köy Türk-Yunan kültürünün mükemmel bir sentezi durumundadır. Kurtuluş Savaşı’ndan önce köyde Rumlar yaşamakta iken, savaş sonrasında iki ülke arasında yaşanan mübadele anlaşmasına göre bölgeye Yunanistan’da yaşayan Türkler yerleştirilmiş. Şirince’de yaşayan Rumlar ise Yunanistan’a göç etmek zorunda kalmıştır. Köyün yeni sakinleri tipik Rum evlerinin özelliğini korumuşlardır. En güzel örnekler ziyarete açıktır. Bahçesinde çok iyi restore edilmiş Ortodoks Rum Kilisesi yer alan konut da bunlardan biridir. Şirince’nin uluslararası ününün artmasına ve turist akınına neden olan Maya Takvimi’ne göre 21 Aralık 2012’de kopacağı iddia edilen kıyamet söylentisidir. Şirince’nin pozitif enerjinin merkezi olarak kıyametten zarar görmeyeceği iddia edilmiştir. Şirince turizmle gelişen bir yer olmakla birlikte, özgünlüğünü ve isminin anlamını korumaya devam etmektedir.

 

Şirince Köyü’nün meydanındaki çarşı, günün hemen her saati kalabalık bir misafir topluluğunu ağırlıyor. Köylü kadınların hünerli ellerinden çıkan dantel ve örgü ürünlerin yanında, ev yapımı sabunlar, zeytinyağları, doğal sebze ve meyveler, ayrıca birçok hediyelik eşya seçeneğini bir arada sunan çarşı, yörenin en popüler gezinti mekanı. Çarşı girişinden başlayarak Şirince’nin dört bir yanında görebileceğiniz restoranlar da hem dinlenmek hem de başta gözleme olmak üzere yerel lezzetleri tatmak için en iyi mola yerleri. Gezintinizin durakları arasında ilk sırayı şüphesiz köyün adıyla özdeşleşen ev yapımı şarapların satıldığı şarap evleri alıyor. Karaduttan böğürtlene, kavundan çileğe ve mandalinaya kadar birçok meyve özüyle vitrinleri süsleyen şaraplar, tadım etkinlikleriyle önce damaklara, ardından da beğeniye göre satılarak dünyanın dört bir yanına ulaşıyor.

 

Keşfetmeyi sevenlerdenseniz, kalabalığı ardınızda bırakarak köyün taş sokaklarını adımlamanız yeterli. Zira Şirince’de gördüğünüz her sokak, yepyeni güzelliklerle karşılıyor sizi. Bunlardan ilki St. Jean Kilisesi. Yorgun yüzüyle selamlasa da konuklarını, zamanın bir yerinden “Ben de varım” der gibi duruyor ayakta. Kilisenin bahçesindeki küçük havuz çevrenin ilgi çeken detaylarından. Atılan bozuk paralar havuzun içindeki küçük delikten içeri girerse tutulan dileklerin gerçek olacağı inancı, tüm konukların tatlı rekabetine yol açıyor. Siz de bir dilek tutup suyun derinliklerine bırakın umutla; ardından kilisenin bahçesinde camı sanata dönüştüren ustayı izleyerek modern zamanlara dönün ve çayınızı yudumlayın Şirince’nin büyülü manzarasında.