8.500 Yıllık Tarihin İzini Sürün

8.500 yıllık birikimi keşfetmeye hazır mısınız?

 

Doğunun batısı, batının doğusundaki konumuyla İzmir, bugün olduğu gibi geçmişte de insanların yaşamak için tercih ettiği şehirlerden olmuş; ilk kuruluşundan bu yana sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.

 

İzmir, iki kere kurulmuş bir şehirdir. İlk yerleşim olan Antik Smyrna, MÖ 3.000 yıllarında kurulmuştur. Şehrin ikinci kuruluş yeri ise Büyük İskender’in komutanlarından biri tarafından 4. yüzyılda Pagos (Kadifekale) olmuştur.

 

Sayısız tarihî alan, İzmir’i donatır. Dünyanın tüm diğer agoraları gibi Büyük İskender zamanında kurulmuş olan agora, antik dünyanın ticari, politik ve dinî buluşma noktalarından biri olmuştur. Bugünkü pazar yeri, meclis ve şehir meydanlarının işlevlerini tek başına karşılayan İyonya agoraları arasında en büyüğü ve iyi durumda olanı İzmir Agorası’dır.

 

Bergama Krallığı’nın Helenistik Dönem’de başkenti olan Pergamum (Bergama) ve İyonya Birliği’nin Klasik Yunan Dönemi’nin 12 şehrinden biri olan Ephesus (Efes), İzmir’i tarihçilerin rüya şehri hâline getirmek için yeterlidir. Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Artemis Tapınağı’yla da ün kazanmış olan Efes’te, aynı zamanda Zeus Tapınağı da bulunmaktadır.

 

Şehirdeki en muhteşem yapılardan biri Efes’teki Celsus Kütüphanesi’dir. Romalı Senatör Tiberius Julius Celsus Polemaneaus için kurulmuş olan bu görkemli yapı, çok iyi muhafaza edilmiştir.Zamanında 12.000 parşömen muhafaza ettiği düşünülen Celsus, zamana karşı koyan en güzel yapılardandır.

 

Kemeraltı’ndaki tarihî pazar yeri, İzmir’e özgü hediyelik eşya satan dükkânlarla doludur. Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bu cıvıl cıvıl çarşı, şehrin en eski buluşma noktası ve alışveriş merkezidir. İzmir’in simgelerinden olan Tarihî Asansör, Yahudi bir bankacı olan Nesim Levi tarafından 1907 yılında inşa edilmiş olup deniz seviyesinden tepe seviyesine ulaşım sağlamaktadır. Üst katlarda bulunan balkon, muhteşem bir İzmir manzarası sunmakla kalmayıp günümüzde harika bir restoran olarak da işletilmektedir. Şehrin merkezinde yer alan ve 1901 senesinde 2. Sultan Abdülhamit zamanında Alman mimarlar tarafından inşa edilmiş olan Saat Kulesi ise İzmir’in gayriresmî sembolüdür. Dantel gibi gözüken taş işçiliğiyle 25 m yüksekliğinde olan kulenin dört köşesinde dört zarif çeşmesi bulunmaktadır. Zamanda ve mekânda önemleri göz önünde bulundurulduğunda görülmeye değer olan diğer yapılardan bazıları: Havagazı Fabrikası, Pasaport İskelesi, Alsancak Garı, Borsa Binası ve eski Osmanlı Bankası binasıdır.

 

Çok daha fazlası için her köşesi tarih kokan İzmir’i kendiniz keşfetmeye ne dersiniz?