Dalış

Su Altının Gizemli Dünyası

 

Sualtı zenginlikleri açısından zengin koylara sahip İzmir’de dalış için en çok tercih edilen yerler Karaburun, Mordoğan, Selçuk, Foça, Çeşme, Urla, Seferihisar ve Dikili koylarıdır. Ege’nin derin maviliklerini görme olanağı bulacağınız bu koylarda, İzmir’in merkezinde ve tatile gittiğiniz kıyı kasabalarında bu sporlar konusunda, hatta büyük otellerin içinde hizmet alabileceğiniz çok sayıda işletme bulabilirsiniz.

 

“Nerede dalabilirim?” derseniz…

 

• Karaburun Yarımadası

Türkiye’nin dört bir yanından bir çok insanı dalış için bölgeye çekmektedir. Su akıntı yollarının çok olması nedeniyle, dalışlarda iyi görüntü alınabilmekte, özellikle su altı fotoğrafçıları bölgeyi tercih etmektedir. 

 

Küçük reef: Her hava koşulunda dalışa  izin vermeyen bölgede 5 metre ile 25 metre arasında dalışlar gerçekleştirilebilir. Canlılık bakımından güzel bir bölgedir.

 

Ev taşı: Derinliği maksimum 12-13 metreyi bulan bir bölgedir, dalışa yeni başlayanların deneyim kazanabileceği bir noktadır.

 

Eski fok yuvası: Derinliği 30 metre dolayındaki  bölgede kayaların oluşturduğu su altı sergisi görülmeye değer.

 

İrem-Mete: Her türlü dalışa yani akıntı, derin dalış için uygun bir bölgedir. Daha çok deneyimli dalgıçlar için uygun bölgenin derinliği  4 metre  ile 53 metre arasındadır.

 

Küçükada çevresi: Küçükada her havada dalış yapılabilen, kuytudan girilip 20-25 metre derinliğe ulaşan yarık ve anforaların olduğu bir bölgedir.

 

Küçükada batı burnu : 8 metre ile 12 metre arası derinliği olan bu bölge fotoğrafçılar için ilgi çekici bir bölgedir.

 

 

• Kuşadası, Pamucak Bölgesi

Diğer dalış bölgelerine nazaran çok tanınan bir dalış bölgesi değildir.

 

Ada Banko: Kuşadası’nın sembolü Güvercin Ada’nın yaklaşık 1 mil açığında bulunan bir resiftir. Kıyıdan uzak oluşu ve akıntı nedeniyle suyu çok temiz ve dip yapısının ağ ile avlanmaya uygun olmaması nedeniyle bakir kalmıştır. İnanılmaz bir canlı çeşitliliği ve bolluğu vardır. Bölgede izmarit, tekir, kardinal balığı, müren, hani çeşitleri, sarpa, gün-gelin balıkları, beyaz lagos, çipura-sinarit, ahtapot, ispari, karagöz görebilirsiniz. 30-40 metre derinliğinde mor renkli süngerleri görebilirsiniz.

 

Pamucak Resifi: Deneyimli dalıcılar için uygun bir  dalış noktasıdır. Resif 4 metreden başlayıp 35 metreye kadar uzanır. Sualtı sıcak su kaynağının bulunduğu, eski çapa, amfora ve ahtapot görebileceğiniz bir dalış noktasıdır.

 

Adakule Mağarası: Bu dalış noktasında derinlik 15 metredir. Mağaranın ağzı 7 metrede başlar 25 metre dar bir tünelde ilerledikten sonra tepesi açık bir mağaraya ulaşılır. Bu mağara büyük orfozlara ev sahipliği yapar, eğer şanslı iseniz Akdeniz foku ve yavrusunu burada görebilirsiniz.

 

Akvaryum Resifi: Deneyimli dalıcılara yönelik bir dalış noktasıdır. Duvar 8 metreden başlayıp 20 metreye kadar devam eder. Çeşitli balık türlerine, ahtapotlara ev sahipliği yapan bir resif ve kaya formasyonuna sahiptir.

 

 

• Çeşme

Deniz sporlarının her türlüsünün yapılabildiği Çeşme, dalış için de çok güzel olanaklar sunan bir bölgedir.  Fener Adası, Yatak Adası, Eşek Adası, Ildırı Körfezi, Monem Batığı  dalış sporunun yapıldığı, su altı zenginliğiyle dikkat çeken yerlerdir.

 

Monem Batığı: Dalyanköy’e deniz yolu ile 10 dakika uzaklıktadır. Monem 1956 yılında inşa edilmiş olan bir yük gemisidir. 2004 yılı Kasım ayında Çeşme açıklarında batmıştır. Birkaç sene içinde batık deniz canlılarının barınağı haline gelmiştir. Deniz canlıları ve dalış turizminin hizmetindeki batık, yetmiş beş metrelik uzunluğu ile on sekiz metrede karinasının üzerinde uzanmakta ve her seviyedeki dalıcıya ziyaret şansı tanımaktadır. Batık metal olduğundan tuzlu suyun yarattığı korozyona maruz kalmıştır. Tüplü dalış eğitimi almamış olanlar şnorkel yapma şansına sahiptir. Monem Batığında iri iskorpitler, akyalar ve Ege denizinin diğer balıklarını görebilirsiniz.

 

Yarık Kaya (Ayrık Taş) : Ayrık Taş olarak da adlandırılan üç farklı parkura sahip güzel bir dalış noktasıdır. Dalış noktası adını karadan bir metre kadar ayrılmış olan büyük kaya parçasından alır. ‘Uçuş Duvarı’ olarak adlandırılan 35 metreden 42 metreye uzanan kısım ileri dalıcılara yöneliktir. Dalış sırasında kovuklara yerleşmiş olan ıstakozlar ve ağlar çok güzel görüntü oluştururlar. Kıyıdan 18 metreden başlayıp 26 metreye kadar uzanan ikinci bir duvar daha vardır. İstakoz ve böceklerin çok bol olduğu bir bölgedir.

 

Yatak Odası: Bu nokta küçük bir ada olmasına rağmen harika bir dip yapısına sahiptir. Dip derinliği 40 metre olan bu nokta 8-10 metre seviyelerinde bulunan muhteşem mağarasıyla ünlüdür.  Mağaraya varmadan altından geçilen kemer, mağara girişindeki ve içindeki süngerler ve mercanlar, duvarlarına yuvalanan böcekler görsel bir şölen sunar. Mağaranın tepesindeki açıklıktan içeri giren güneş ışınlarının yarattığı görüntü gerçekten görülmeye değerdir. Dipteki kum nedeniyle mağaraya ilk giren grup olmak her zaman avantajlı. Bu noktada Baraküda sürüleri, karagözler, orfozlar ve böcekler sıklıkla görebileceğiniz canlılardır. Akdeniz foklarının da ziyaret ettikleri bu ada genellikle günün son dalışı için tercih edilir.

 

Fener Adası: Dip derinliği en fazla 15-18 metreye kadar olan bu ada akıntılı dalışından hoşlananlar için ideal bir bölgedir. Şanslıysanız adanın daimi ziyaretçilerinden foklarla karşılaşabilirsiniz. Ada etrafında iki dalış noktası vardır. Her iki dalış noktasında fazla derin olmayan dip yapısından dolayı genelde ikinci dalışlar için kullanılmaktadır. Derinlikleri 18 metre olan yörede yapılacak dalışlarda renkli dip yapısı ilginizi çekecektir. Her türlü sünger ve mercanın bulunduğu ada yöresinde karagöz, sarpa gibi küçük sürü balıkları dalışa renk katmaktadır. Kimi kez fokların görüldüğü adada bir kaç eski fok mağarası da bulunmaktadır. Dalışlar sırasında koruma altında olan foklar ile karşılaşılsa bile yaklaşmamaya özen gösterilmelidir.

 

Göbek Taşı: Eşek Adası’nın Mercan Boğazı’nda yer alan geniş bir alana yayılmış bir resiftir. Duvar 16 metrelerden başlayıp 55 metrelere kadar uzanır. Durgun havalarda tercih edilen bu bölge kumluk zemin ortasında yükselen kayalarıyla güzel bir manzara oluşturur. Bu noktada akya, sinarit ve baraküda gibi balıkları görmek olasıdır.  Tecrübeli dalıcılara yönelik olan bu bölgede, dalış öncesi akıntıya dikkat etmek gerekir. Eğer akıntı kuvvetli ise dalmamakta fayda vardır.

 

Eşek Adası: Etrafında birçok dalış noktası olmasına rağmen Yarık Kaya noktası, adanın en güzel yeridir. Derinlik 50-60 metrelere kadar inmektedir, özellikle üstü 20 metrelerden başlayıp dibi 40 metrelere kadar inen doğu duvarı her dalıcının görmek isteyeceği bir yerdir.

 

88 Taşları: Eşek Adası’nın  güneyinde bulunan bu nokta poyraz havalarda özellikle tercih edilir. Dip derinliği 43 metre derinliğe kadar uzanan bu bölgede kayalık dip yapısı 20 metrelerden başlar.  Sazlıkların arasında ahtapotlar, pinalar ve sübyeler dikkat çeker. 20’li metrelerde başlayan kayalık dip yapısı ile bir hareketlilik başlar. 30 metre civarında Roma döneminden kalma birçok amfora vardır. Amforaların arasında müren görme olasılığı yüksektir.  Bu bölgede ayrıca eşkina sürüler halinde bulunmaktadır. Bol miktarda olmasa da ıstakozlar da bu bölgenin canlıları arasında yer alır.  İleri düzey dalıcılar için derin kısımları – başlangıç düzeyindeki dalıcılar için ise daha sığ olan güney kısımları uygundur.

 

Noname: Makri adasının güneye Dalyanköy’e bakan kısmına verilen addır. Poyraz havalarda tercih edilen dalış bölgelerinden biridir ve başlangıç seviyesi dalıcıları için, eğitim için, deneme dalışı için ideal bir bölgedir. Dip derinliği 15 metre olan bu bölgede sargoz ve karagözlerden bol miktarda görmek mümkündür. Eğer şanslı iseniz eriştelerin arasında deniz atı görebilirsiniz.

Patlak Taş: Eşek Adası’nın güney ucundan Dalyanköy tarafına doğru su üstüne  yarım metrelik taşma yapan bir resiftir.  Açık suda bulunduğu için her hava koşulunda dalış yapılamaz. 16 metreye kadar uzanan bir duvar ve serpme kaya parçalarından oluşan dip yapısı vardır. Bu noktada Karagöz, çipura, orfoz, müren gibi balıkları sık sık görebilirsiniz. Arasıra barakuda ve akya sürülerine de rastlanır.

 

Baraküda Taşları: Makri adalarının çok yakınında yeralan bu dalış noktası 10 metreden başlayıp 50 metrelere giden güzel bir dip yapısına sahiptir. Çok zengin ve renkli bir sualtı yaşamını barındırır. Şanslı iseniz barakuda sürülerine rastlayabileceğiniz bir yerdir. Dalış 12 metrelik zemine varıldıktan sonra doğuya doğru başlayıp daha sonra dairesel bir rota izleyerek yapılır. Deneyimli dalıcıların dalış yapacağı derinliklerde sinarit ve kaya levreklerini görebilirler.

 

Ildırı Mağara Resifi: 2004 yılında dalışa açılan bu nokta en güzel dalış noktalarından birisidir. Resifin batıya bakan tarafında güneyden kuzeye doğru yaklaşık 70 metre uzunluğunda bir duvar uzanmaktadır. Duvar 12 metreden başlayıp 35 metreye kadar uzanmakta, 21 metrede birbirine bağlı üç adet mağara bulunmaktadır. Bu mağaralardan 12 metre derinliğe çıkan iki adet baca vardır. Resif çok zengin balık türlerine sahiptir. Hemen her tür balığa rastlayabilirsiniz. Acemi dalıcıların mağaraya girmesi dip yapısı bakımından uygun değildir. Yüzerlilikleri iyi olmayan dalıcılar dipteki kumu bulandırıp görüşü engelleyebilirler.

 

Ildırı Fener Adası: Fener Adası mağara resiflerine çok yakın bir adadır. Resif  35 – 40 metrelere kadar çok güzel kovuklar ve girintilerle doludur.  Bol miktarda bulunan sarı tüp süngerleri, kırmızı süngerlere ve çiçek mercanları sualtında muhteşem bir manzara oluştururlar.

 

 

 

  • Dalış konusunda dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır ki, bunlara uymanızı öneririz. Örneğin kültür varlıklarının korunması için ilan edilmiş dalışa yasak sahalarda her türlü dalış yasaktır. Yasak saha dışında yapılacak dalışlarda sportif amaçlı aletli dalışlar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün iznine tabidir.

 

Yabancı uyruklu sporcuların, sportif dalışlarını Türk balık adam rehberleri refakatinde yapmaları zorunludur.