İzmir’in şirin kasabalarından Tire, doğal güzellikleri, tarihi kültürel değerleri, lezzetli mutfağı kadar el zanaat ve sanatlarındaki üretkenliği, zenginliği ile dikkat çekiyor. Dokumacılık, yorgancılık ve nalıncılık Tire’nin ana zanaatlarını oluşturuyor.

Güme dağlarının eteklerinde yer alan, İzmir’e 90 kilometre uzaklıktaki Tire, tarihi camileri, hamamları, hanları, daracık sokakları, yüzlerce yıllık ağaçları, cumbalı evleri, meyve ağaçlarıyla görülmeyi fazlasıyla hak eden bir kasaba. Gastronomi açısından da hayli zengin olan Tire’nin Tire köftesi, ot kavurması, karadutlu lor tatlısı, ege usulü mezeleri dillere destan. Lakin Tire’ni meşhur yapan sadece bu özellikleri değil. Tire el zanaat ve sanatlarının çok gelişmiş olduğu bir ilçe.

Tire’nin çarşısında gezmek büyük bir keyif, keşfedilecek birçok yer barındırıyor. Tarihi hanların, çarşıların içinde yer alan rengârenk dükkânlarsa göz kamaştırıyor. Neye bakacağınızı, neyi inceleyeceğinizi şaşırıyorsunuz. Gezdikçe, bu küçük ilçenin dokumacılık, yorgancılık ve nalıncılık konusunda oldukça gelişmiş olduğunu hayranlıkla fark ediyorsunuz.

Derviş sabrı gerektiren dokuma: Tire Beledi Dokuması

Tire’nin meşhur Beledi dokuması, Türkiye’nin en eski, geleneksel pamuklu dokumalarından biri. Temelleri 16. yüzyıla kadar dayanana Beledi dokumaları 24 çerçeveye, 16 ya da 13 pedalla kumanda edilebilen tezgâhlarda dokunuyor. Normalde dokuma tezgâhları 2, 4 ya da 6 çerçeveden oluşuyor. Beledi dokumasının ne kadar emek gerektirdiğini bu kadarcık bilgi bile ortaya koyuyor. Bu tezgâhlarda ortaya çıkan ürünler çift katlı ve çok dayanıklı olmasıyla biliniyor. Zemin renkleri isteğe göre yeşil, kırmızı ve koyu mavi. Motif renkleri ise beyaz ve sarı renklerde oluyor. Dokumaların eni genelde 60 cm uzunluğunda. “Orta” ve “ala” olmak üzere iki çeşidi bulunuyor. Orta dokumalarda ipek çok az kullanılıyor, daha çok döşemelik yorgan ve döşek yüzü dokunuyor. Ala tipi dokumalar ise ipek, daha çok perde yapılıyor.

Dokuma tezgâhları, dükkânları çarşıya yayılmış halde olsalar da bir bölümü tarihi Tahtakale Çarşısı’nda yer alıyor. Sekiz kubbesi, dört yana açılan kapıları ile 600 yıldan bu yana açık olan Tahtakale Çarşısı, ilk Osmanlı çarşı planı olma özelliği taşıyor. Yörenin meşhur keçelerini, dokumalarını, ipek perdelerini, örtülerini, oyalarını bu çarşıda bulmak mümkün.

Comments

No comment left, would you like to comment?

Click to comment ...